Skip to content
Seçenekler
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
::Anasayfa arrow Tagem arrow Gençlik Meclisi'nin Tüzel Kişiliği Olmalı mıdır?
Gençlik Meclisi'nin Tüzel Kişiliği Olmalı mıdır? Yazdır E-posta
Salı, 24 Temmuz 2007
YG-21 süreçleri kapsamındaki katılımcı platformlar arasında, Kent Konseyleri ile birlikte, en güçlü “tüzel kişilik” arayışlarının, Gençlik Meclisleri’nde olduğu görülmektedir. Diğer katılımcı platformlara benzer şekilde, bu arayışların ilk durağı olarak, Gençlik Meclisi’nin gerek kurumsal ve gerekse bireysel tüm üyelerini ortak bir şemsiye altında toplaması öngörülen bir Vakıf veya Dernek kurulması gündeme gelmektedir. Bu yöndeki girişimlerde, “yaptırım gücü” arayışlarından çok Gençlik Meclisi’nin belirli kurumlar (özellikle Belediye ve merkezi yönetim kuruluşları) karşısında ciddi bir “muhatap” olarak kabul görmesi kaygısının yattığı görülmektedir. Aynı şekilde, gençlere yönelik projelere kaynak sağlayan kuruluşların, karşılarında muhatap bir “tüzel kişilik” aramaları ve benzeri nedenler, gençlik platformlarının böyle bir arayış içerisine girmesinde etkili olmaktadır. Gençlikle ilgili sivil toplum kuruluşlarının azlığı, mevcutlar arasında Gençlik Meclisi adına sözcülük yapmak isteyenler arasında rekabet yaşanması ve Meclis’i hangi kuruluşun temsil edeceği üzerinde genelde uzlaşma sağlanamaması, istekli görünen bir kuruluşun bu fırsattan yararlanarak, ilgili projeyi platform adına değil, kendisini ön plana çıkararak yürütmesi gibi bir dizi darboğazla karşılaşılmakta olması, bu yöndeki arayışları hızlandırmaktadır. Diğer katılımcı platformlara benzer bir çizgide, bu tür oluşumlara genelde sıcak bakılmadığı görülmektedir. Kurulacak bir vakıf veya derneğin, sivil toplum kuruluşları listesindeki “sıradan bir kuruluş” konumuna düşeceği, yönetiminin ele geçirilmesine yönelik bir erk mücadelesi alanına dönüşeceği, sonuçta da bir “platform” olma özelliğinden uzaklaşacağı ve amaçlanan işlevini yitireceği kaygıları dile getirilmektedir.

Gençlik Meclisleri’nin asıl gücünün, tüzel kişiliği olup olmamasından değil, demokratik bir gençlik hareketi biçimindeki örgütlenmesinden kaynaklandığı görüşünün ağır basmasına bağlı olarak, tüzel kişilik arayışları geri plana itilmiştir.

Bununla birlikte, gençliğin ulusal ölçekteki örgütlenme biçimi üzerindeki tartışmaların giderek güçlenmesi, dernekleşme arayışlarını yerelden ulusala taşımıştır. Bu bağlamda, özellikle Ulusal Gençlik Konseyi’nin oluşmasını kolaylaştıracağı inancıyla, bazı gençlik kuruluşlarının girişimiyle başlatılan ulusal ölçekli dernekleşme çalışmaları, YG-21 Gençlik Meclisleri’nin de bu konuyu farklı boyutlarıyla tartışma ve değerlendirme olanağını yaratmıştır.

YG-21 Ulusal Gençlik Parlamentosu’nun, ağırlıklı olarak bu konunun ele alındığı toplantılarında, böyle bir “çatı örgüt” kurulmasının tavandan değil, tabandan gelen bir harekete dayanmasının vazgeçilmez bir gereklilik olduğu ve bu bağlamda, ulusal ölçekli örgütlenmenin “sürdürülebilir” bir kurumsal seçenek üzerine bina edilmesi gerektiği konusunda bir görüş birliği oluşmuştur.

 
< Önceki   Sonraki >