Yatırımınız veya işleyen bir sisteminiz var ve bunu projelendirip Avrupa Birliği ya da bölgesel kalkınma ajanslarından birine sunarak projenize fon sağlamak istiyorsunuz, doğru mu?
Bir kurumun, kuruluşun, sivil toplum örgütünün (STK)küçük ve orta büyükteki işletmenin (KOBİ) başkanı, yönetim kurulu üyesi ya da sahibisiniz. Yatırımınız veya işleyen bir sisteminiz var ve bunu projelendirip Avrupa Birliği ya da bölgesel kalkınma ajanslarından birine sunarak projenize fon sağlamak istiyorsunuz, doğru mu? Evet, ise, sizin yapacağınız çok şeyin olduğunu söylemem gerekecek. Kolay değil, projeniz 50,000 ve hatta 800,000 TL geri ödemesiz para talep ediyor. Elbette yapmanız gereken çok iş olacak, peki bunları yaparsak AB ve Kalkınma Ajansları bize para verir mi seslerini duyar gibiyim, cevabım büyük ihtimalle evet büyük ihtimal diyorum fakat istisnai durumlarda AB ve Kalkınma Ajansları projenize hibe vermemek için haklı sebepler bulabilir. Fakat bunlar genelde istisnai durumlarda olur Mesela, hibe programlarına proje başvurularının çok olması ve finansal desteğin bu projelerin tamamına karşılayabilecek olmaması durumunda AB hibe programları ve bölgesel kalkınma ajansları sizin projenize hibe desteği vermeyebilir. Hibe programlarından faydalanmak için neler gerekir ve her kurum her programdan faydalanabilir mi? Kurum veya kuruluşunuz hibe programlarına müracaat edip edemeyeceğine bir bakın. Genelde açılan çoğu hibe programlarından tüzel her kurum ve kuruluş faydalanabilir fakat bazı programlar sadece belirli kurum ve kuruluşları hedef alır ve sadece onlar bu hibe programına başvuruda bulunabilir. Mesela 2009 ‘un başlarında açılan Merkezi Finans ve İhale Birimi’nin (MFİB) Sözleşme makamı olarak belirlendiği fonlar vardır: kadın istihdamının desteklenmesi , hayat boyu öğrenme, yenilikçi yöntemlerle kayıtlı istihdamın teşviki gibi hibe programları açılmıştır ve bunlara benzer birçok hibe programı da zaman zaman açılmaktadır. Hibe almaya hak kazanabilmek için, başvuru sahiplerinin aşağıdaki koşulları sağlaması gerekmektedir; Tüzel kişiliğe sahip olmak ve kâr amacı gütmemek, kast edilen kurum ve kuruluşlar Kamu yararına hizmet veren, Sivil Toplum Kuruluşu olmak, sanayi ve ticaret odaları, esnaf ve sanatkârlar odaları, meslek örgütleri, üniversiteler, sendikaları, halk eğitim merkezleri ve uluslararası kuruluşlar veya yerel yönetim – belediye, il özel idaresi -vs Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFIH) kaynaklarına göre bu fonlara kimler başvuramaz; İflas etmişler veya tasfiye halinde bulunanlar; Kesinleşmiş yargı kararı (yani temyizi mümkün olmayan bir karar)ile mesleki faaliyete ilişkin bir suç işlemiş olanlar; Görevlerini kötüye kollandıkları, Merkezi Finans ve İhale Birimi’nin haklı kabul edeceği her hangi bir yoldan edilenler; Sosyal sigorta pirimi veya vergi ödemesi ile ilgili yükümlülüklerini yerine getiremeyenler; Dolandırıcılık, yolsuzluk ve yasadışı faaliyetten dolayı kesinleşmiş yargı kararı ile mahkûm olanlar; Topluluk bütçesinden finanse edilen bir satın alma prosedürüne veya diğer bir hibe yardımına ilişkin yükümlülüklerine uymayarak, sözleşmeyi ciddi bir şekilde ihlal ettiği tespit edilirse; Politik partiler ve bunlara bağlı yapılar; Bireysel ticari girişimler veya girişim grupları; Benim kurumum hibe programlarına başvuru yapma hakkına sahiptir diyorsanız, kurum ile ilgili olarak, hibe başvurusu yapmadan önce dikkat etmeniz gereken husus, kurumunuzun proje ile ilgili bir deneyime sahip olup olmadığıdır. Örnek verecek olursak; bir derneğiniz var, fakat dernek aktif olarak faaliyet göstermemiş ve zaten faaliyeti gösterecek sermayeye de sahip olamamış. Böyle bir derneğin AB den hibe alması zor. Dernek, vakıf, KOBİ gibi kurum ve kuruluşların aktif faaliyetlerde bulunarak tecrübe sahibi olması gerekir ki AB hibesini yönetecek kurumsal, finanssal ve politik olarak yardım alabilsin. Mesela: 150 bin Euro hibe talep ettiniz; bir düşünün kurumunuz bu parayı yönetecek kurumsal güce yani yeterli kalifiye elemana ve finansal güce sahip mi. Bu durum da kredi almaya benzer. Yani bankalar da teminatı olan kurumlara gücüne göre kredi verir, AB ise kurumsal yapıya ve son üç yılda yürüttükleri proje ye aktivite değerlerine göre size hibe verir. o zaman unutmamak gereken en önemli nokta: yönetemeyeceğiniz büyüklükte hibe talep etmemeniz gerektiğidir. Mesela; bir PVC işletmeniz var ve ortalama senelik bu işletmeniz 100 milyarlık işletme ve finansal kapasiteye sahip, sizin talep edebileceğiniz miktar bunun yarısı kadar olabilir. Şimdi de politik yanına bir bakalım; bir proje hazırladınız diğer bir önemli husus da projeniz tamamlandığında yerel, bölgesel ve ulusal açıdan politik yapıları ne derece etkili kıldığıdır. Bu duruma en güzel örneği GAP projesi vermiştir diyebiliriz. GAP projesi, hepimizin hakkında az çok bilgi sahibi olduğu bir projedir. Şimdi politik açıdan ele alırsak; Güney Doğu Anadolu Bölgesi, yer şekilleri açısından düşünüldüğünde tarıma en elverişli araziye sahip bölgedir ama yaz kuraklığı sebebiyle topraklar yıllarca nadasa bırakılarak ekilmiş ve hiçbir zaman yeterli verim alınamamış, birçok ürün yetişecek araziye sahipken kısıtlı sayıda ürün alınabilmiştir. Çünkü su isteyen hiçbir tarım ürünü için elverişli olamamıştır. normal şartlarda tarım yaparak geçimini sağlayacak halk ,, susuzluk sebebiyle topraktan verim alamadığı için geçimini sağlayabileceği geliri elde etmek için başka bölgelere göç etmiştir. Dünyanın en büyük projelerinden olan GAP projesi bu duruma çok büyük bir oranda son vermiştir. Sulama sayesinde topraklarda her türlü ürün yetişebilir duruma gelmiş, bu durum da hem yerel hem bölgesel hem de ulusal kalkınmayı olumlu yönde etkilemiştir. Kısacası bu bölgede kırsal alanda yaşayan halk geçimini sağlayabilmiş, bu durum yerel düzeyde kalkınma sağlanmış buna bağlı olarak diğer bölgelere göre gelir olarak geride kalan bölge ileriye doğru çok büyük adımlar atmış ve bölgesel olarak da ilerlenme sağlanmıştır. Bu durumda başka bölgelere yapılan göçler %80 oranında azalmış ve ülke gelirine eklenen tarımsal kazanç da arttığı için da ulusal kalkınmayı olumlu yönde etkilemiştir. Görüldüğü üzere politik açıdan yerel, bölgesel ve ulusal yönde olumlu gelişme sağlanmıştır. Biz de gerçekleştirmek istediğimiz projelerin politik açıdan etkinliliğini hesaba katarak işe başlamalıyız. Neden biz de ilimiz ve bölgemiz dolayısıyla da ulusal kalkınma için AB destekli hibe programlarından faydalanmayalım ki! İlimizde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin (STK) küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) faydalanabileceği onlarca teşvik, destek ve hibelerin olduğu fakat asgari bir şekilde yararlandıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Hatta bizim ilimiz de açılan bazı hibe programlarına hiçbir başvurunun yapılmadığı da bilinmektedir.. Bu durum açık bir şekilde göstermektedir ki; ilimiz iç ve dış fon kaynaklarını kullanmak, teşvik ve desteklerden faydalanmak konusunda hep son sıralarda kalmıştır. Bu durumda ben de yeterli bilgi sahibi olunmadığına dair bir izlenim yarattığı için bu yazıyı kaleme almak istedim Bu alanda profesyonel çalışan bir kuruluş olarak şu anda bölgemizde açılan ve uygulanmakta olan birçok desteğe ek olarak önümüzdeki yıllarda bölgemizde uygulanacak yeni destek programlarının bulunduğundan sizleri haberdar etmek istedim. Bunlardan en önemlisi şu an bölgemizde kurulun Doğu Anadolu Kalkınma Ajansıdır. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ) Mali destek programı 2009 yılı teklif çağrısı yapılmıştır.Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) hakkında her türlü bilgiye HAT-SA Danışmanlık Proje Merkezi’nden rahatlıkla ulaşabileceğinizi belirmek isterim. Ferhat GÜNDÜZ / YÜKSEKOVA HABER
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
»
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|